Afet Zamanlarında Sosyal Medya Kullanma Rehberi
Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları Merkezi (İLAUM), Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki 10 ili etkileyen deprem felaketi sonrasında sosyal medyada yaşanan dezenformasyona karşı “Afet Zamanlarında Sosyal Medya Kullanma Rehberi” yayınladı. 15 maddeden oluşan kullanma rehberi web sayfasında yer alıyor.

Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları Merkezi (İLAUM), Kahramanmaraş merkezli 10 ili kapsayan deprem felaketi sonrasında sosyal medyada yaşanan dezenformasyona karşı, hasarın sonuçlarını genişletecek ve kullanıcıları yanlış bilgilenmesine yol açacak paylaşımlar konusunda bir “Afet Zamanlarında Sosyal Medya Kullanma Rehberi” yayınladı.

15 maddeden oluşan rehber İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi’nin web sayfasında yer alan "Afet Zamanlarında Sosyal Medya Kullanma Rehberi"nin maddeleri ise şu şekilde:

Afet zamanlarında sosyal medya kullanımı son derecede önemlidir. Bu zor günlerde kimi depremzede sosyal medyada paylaşılan gönderiler ve haberler sayesinde kurtarılsa da kimisi yayılan yanlış haberler sonucunda ne yazık ki yardıma ulaşamadı.

Yardım içeren bilgi yayılımı sorunu çözmeye destek olurken, yanlış, manipülatif, kötü niyetli, şiddet içeren paylaşımlar içeren paylaşımlar ise sorunun derinleşmesine ve genişlemesine neden olmaktadır.

Günlük hayatta dile getirdiğimiz her şeyden sorumlu olduğumuz gibi sosyal medyada paylaştığımız her mesajdan da yine biz sorumluyuz.

Gerek kendi iyiliğimiz gerekse diğer insanların iyiliği için sosyal medyada bilgi yayarken dikkate almamız gereken uyarılar ise şu şekildedir:

Unutulmamalı ki sosyal medyada yer alan her paylaşım bilgi anlamına gelmemektedir.

Gerçekliği teyit edilmemiş olan hiçbir bilgi paylaşılmamalıdır.

Bilgi takibi sadece güvenlik endeksi yüksek hesaplardan yapılmalıdır.

Ulaşılan her paylaşımı başkalarına iletmek iyilik değildir, kimi paylaşımlar kaosa hizmet edebilir.

Çözüm içeren paylaşımların yapılması tercih edilmelidir.

Şiddet içeren görsellerin paylaşılmasına ve yayılmasına izin verilmemelidir. Unutulmaması gereken husus ise şiddeti uygulayanların, güçlerini paylaşım ve beğeni sayılarından aldığıdır.

Ayrıca şiddet içeren paylaşımların şiddeti normalleştirdiği de akılda tutulmalıdır.

Bu noktada şiddet içerikli paylaşımların yayılmasının parçası olmak, bizleri de o suçun bir parçası yapmaktadır.

Çözümün bir parçası olmak isteyen kişiler, sosyal medyayı iyilik, yardım ve destek içerikli paylaşımlar için kullanmaya özen göstermelidir.

Olumsuz içerikli sosyal medya paylaşımları, olumlu içerikli paylaşımlardan çok daha hızlı yayılmaktadır. Bu yayılmanın parçası olunmaması gerekmektedir.

Masum olduğu düşünülen paylaşımlar, manipülasyon yapmak isteyenlerin işine yarayabilir.

Yapılan her paylaşım, doğrudan felaketi yaşayan insanların üzerindeki etkisini düşünülerek yapılmalıdır. Paylaşımda bulunan kişiler bu sorumluluğu ihmal etmemelidir.

Sosyal medya mesajlarında ayrımcı ve ayrıştırıcı bir dil kullanılmamalı, kullananlara karşı çıkılmalıdır.

Sosyal medyada paylaşım yapmak, iyilik yapıldığı anlamına gelmemektedir.

Unutulmamalıdır ki sosyal medya sanal, hayat gerçektir.

Güzel ülkemizin bir daha böyle felaketler yaşamaması dileğiyle…