Naylon poşet Cem Garipoğlu'nun mezarına nasıl geldi?
Münevver Karabulut'u 15 yıl önce vahşice öldüren ve 10 yıl önce cezaevinde intihar edişinin ardından ölmediği iddia edilen Cem Garipoğlu'nun açılan mezarında görülen poşet bir muammayı da beraberinde getirdi. Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, poşetin oraya nasıl geldiğinin araştırılması için Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçeyle başvuruda bulundu.

Münevver Karabulut'u 15 yıl önce vahşice öldüren ve 10 yıl önce cezaevinde intihar edişinin ardından ölmediği iddia edilen Cem Garipoğlu'nun mezarı açıldı.

Kamuoyunun yıllardır merak ettiği 'Cem Garipoğlu yaşıyor mu?' sorusunun yanıtının mezardan çıkarılan cenazeden alınacak DNA örnekleriyle yanıt bulması beklenirken fethi kabir tutanağına da yansıyan mezarın içinden çıkanlar ve çıkmayan yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

Tutanağa mezarın iki katlı olduğu; içinde de bir adet düğüm içeren 30x30 cm boyutunda şeffaf naylon poşet görüldüğü şeklinde bir ifade yansımıştı.

Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, merak uyandıran poşetin incelenmesi talebinde bulunduklarını söyledi.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Epözdemir, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe sunarak şeffaf naylon poşet üzerinde parmak izi ve DNA’nın incelenmesi gerektiğini belirtti.

Epözdemir başvurusuyla ilgili şunları söyledi:
"Birçok basın mensubu ve gazeteci arkadaşımız soruyor. Dünkü fethi kabir işlemi neticesinde tutulan tutanakta “Mezarın iki katlı olduğu, mezarın ilk katının boş olduğu, kaldırılan beton tabakalarının altında bir takım kemik örneklerinin olduğu, bütün kemiklerinin dağınık yani serbest vaziyette olduğu, kemik bütünlüğünün olmadığı, kefen ve cesedi çevreleyen bir bezin bulunmadığı tespit edilmiştir. Hakeza, mezarın içerisinde bir adet düğüm içeren 30x30 cm boyutunda şeffaf naylon poşet olduğu görülmüştür.” şeklinde tespitler yer almıştır.

Bu 30x30 cm boyutunda şeffaf naylon poşetin nasıl, hangi koşullarda ve hangi amaçla mezarın içerisinde bulunduğu tarafımızca anlamlandırılamamaktadır. Mezkur 30x30 cm boyutunda şeffaf naylon poşetin mezarın içerisinde bulunması, incelemeye esas alınacak olan kemiklerin ve kafatasının sonradan bir poşet vasıtasıyla mezarın içine konulduğuna dair derin şüphe ve kuşkular uyandırmaktadır.

Bu nedenle, tarafımızca bugün itibariyle Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yapılarak bu poşete el konulması ve üzerinde parmak izi ve DNA incelemesi yapılması talep edilmiştir. Gereği kamuoyunun bilgilerine saygılarımızla sunulur.

DİLEKÇEDE NELERE VURGU YAPILDI?
Epözdemir talebinde “Tutanağın ikinci sayfası ile sabit olduğu üzere, mezarın iki katlı olduğu, mezarın ilk katının boş olduğu, kaldırılan beton tabakalarının altında bir takım kemik örneklerinin olduğu bütün kemiklerinin dağınık yani serbest vaziyette olduğu, kemik bütünlüğünün olmadığı kefen ve cesedi çevreleyen bir bezin bulunmadığı tespit edilmiştir” ifadelerini kullandı.

Epözdemir, dilekçesinde şöyle dedi:
"Hakeza, mezarın içerisinde bir adet düğüm içeren 30x30 cm boyutunda şeffaf naylon poşet görülmüştür. Bir başka anlatımla, ceset bütünlüğü mevcut olmayıp kemikler ve kafatası toprak üstünde mezarın değişik yerlerinde bulunmakta, kefen veya cesedi çevreleyen herhangi bir bez bulunmamakta, buna mukabil olarak her nasılsa 30x30 cm boyutunda şeffaf naylon poşet mezarın içerisinde bulunmaktadır.

30x30 cm boyutunda şeffaf naylon poşetin nasıl, hangi koşullarda ve hangi amaçla mezarın içerisinde bulunduğu tarafımızca anlamlandırılamamaktadır. Mezkur 30x30 cm boyutunda şeffaf naylon poşetin mezarın içerisinde bulunması, incelemeye esas alınacak olan kemiklerin ve kafatasının sonradan bir poşet vasıtasıyla mezarın içine konulduğuna dair derin şüphe ve kuşkular uyandırmaktadır."