Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörle mücadelede artık yeni bir safhaya geçildi
Abdullah Öcalan'ın PKK'ya silah bırakma ve kendini feshetme çağrısıyla ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüzde tarihi adım fırsatı var" dedi. Erdoğan, "İkircikli söylemlerle süreci zor sokan kimseyi Türkiye affetmeyecektir" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Haliç Kongre Merkezi'nde katıldığı programda İmralı'dan gelen çağrıyı ilk kez yorumladı.
"ÖNÜMÜZDE TARİHİ BİR ADIM VAR"
İmralı Adası’nda tutuklu bulunan terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın PKK'ya silah bırakma ve kendini lağvetme çağrısıyla ilgili konuşan Erdoğan, "Önümüzde tarihi adım fırsatı var" dedi.
Yeni bir safhaya geçildiğini belirten Erdoğan, "İkircikli söylemlerle süreci zor sokan kimseyi Türkiye affetmeyecektir." diye konuştu.
"YENİ BİR SAFHAYA GEÇİLDİ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Terörsüz Türkiye'ye yönelik mesajında şunları söyledi:
Ülkemizi prangalarından kurtarma mücadelemizde önümüze çıkan en büyük engellerden biri Türkiye’nin 40 yıllık terörle imtihanında çok ciddi zorluklarla karşılaştık. Terör tehdidi ülkemizde uzun yıllar siyaseti biçimlendirmek, siyasetçileri dar bir alana hapsetmek için bir sopa olarak kullanıldı. Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin cesur inisiyatifi ile başlayan bizim kararlı tutumumuzla ilerletilen terörsüz Türkiye çabalarında dün itibari ile artık yeni bir sayfaya geçilmiştir.
"SİYASETİN DEMOKRATİK ALANI DAHA DA GENİŞLEYECEK"
Şurası bilinmelidir ki, Türkü ve Kürdü ile bu milletin hiçbir ferdi geçmişte yaşandığı gibi ikircikli söylemler ve eylemlerle süreci çıkmaza sokan hiç kimseyi affetmeyecek. Bu süreçte gelebilecek her türlü provokasyona karşı en üst seviyede dikkat sergileyecek ve gereken bütün tedbirleri alacağız. Silah ve terör baskısı ortadan kalkınca, doğal olarak siyasetin demokratik alanı daha da genişleyecektir. Terörsüz Türkiye’nin kazananı Allah'ın izniyle Türk, Kürt, Alevi, Sünni ayırt etmeksizin 85 milyonun tamamı olacak milletimizin her bir ferdi olacaktır.
"28 ŞUBAT'IN AÇTIĞI YARALAR HALEN İYİLEŞMİŞ DEĞİL"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
28 Şubat’ın eğitimden siyasete, medyadan iş dünyasına nasıl bir baskı zorbalık ve zülüm düzeni tesis ettiğini, o karanlık dönemleri yaşamayanlar tam manasıyla idrak edemiyor. Özellikle 28 Şubat meselesi gündeme gelince CHP’li siyasetçilerin 'Bitmedi şu mağduriyetiniz' diyecek kadar küstahlıklarına şahit oluyoruz. 28 Şubat başta demokrasimiz olmak üzere Türkiye’nin sosyal ve siyasi hayatında açtığı derin yaralar, halen tam olarak iyileşmiş değil. Abartıyorsunuz diyen vicdan yoksunlarına sadece buz dağının görünen kısmı olan şu rakamlara iyi bakmalarını tavsiye ediyorum. 28 Şubat döneminde kılık kıyafeti veya fişlemeler nedeniyle disiplin soruşturması geçiren öğretmen sayısı 33 bin 500 civarında. 11 binden fazlası ceza aldı, binlercesi istifa etti. Binlerce kamu görevlisi aynı şekilde tahkikata uğradı. Emniyet birimleri suçlular yerine İstanbul’un göbeğinde sarıklı, sakallı, cübbeli, çarşaflı vatandaşlarımızı kovalıyordu.
"BU MİLLETİN SESİ SOLUĞU VE VİCDANİ OLDUNUZ"
Üniversite kapılarına kurulan adına ikna odası dedikleri psikolojik işkence odalarını, imam hatiplilerinin üniversiteye gitmesini engellemek için devreye sokulan katsayı uygulaması, imam hatiplerin ortaokul kısmını kapatmak için getirilen kesintisiz eğitim dayatmasını ve daha nice zorbalık ve yasakları bu ülke çok acı biçimde tecrübe etti. Ekonomide de çok büyük bir yıkıma sebep olmuştur. Gazete manşetleri ve televizyon ekranları üzerinden 'iltica geliyor' furyasına benzin dökenlerin hepsi büyük kazançlar sağlamıştır. O günleri iliklerine kadar yaşamış bir siyasetçi olarak şunu bugün bir kez daha iftiharla söylemek isterim ki, üniversite kapılarından geri çevrilen eğitim ve çalışma hakkı gasp edilen kadınların sesini duyurdunuz. Geleceği çalınan öğrencilerin uğradığı haksızlıkları yıllarca gündeme siz getirdiniz. Sadece ülkemizde değil Filistin’den Afrika’ya, Asya’dan Balkanlar‘a nerede bir ezilen varsa feryadın duyurarak haberini yaparak, davasını ekrana taşıyarak, mazlumların haykıran sesi oldunuz.
"BU ÜLKENİN TEK SAHİBİ MİLLETTİR"
Sayfasını köşesine ve kalemini ücreti mukabele kullanan gazeteci kılıklı kalemşörler dün olduğu gibi bugün de var. 25-30 sene önce tek görevleri vesayet güçlerine sözcülük yapmak olanlar, şimdi de sabahtan akşama CHP’nin yolsuzluk, hırsızlık ve usulsüzlüklerini belediyeleri bir sarmaşık misali saran yağmacılığını aklamakla meşguller. Milletin inanç ve kültür değerlerini aşağılayan kerameti kendinden menkul kalemşörlerin devri, iktidarı zamanla sona ermiştir. Eski Türkiye’nin demirbaşları zaman zaman bu rahatsızlıklarını da ifşa etmektedir ama ne yapsalar boş ne yapsalar beyhude. Kanal 7 ailesi gibi yerli milli ve özgür medyamız olduğu müddetçe bir daha Türkiye’yi eski karanlık ve kaotik günlerine geri döndüremeyecekler. Yeni Türkiye gerçeği ile yaşamayı öğrenecekler. Bu ülkenin tek sahibinin tüm kesimleriyle millet olduğunu er ya da geç kabullenecekler. Milli iradeyi baskı altına almaya çalışan vesayet heveslilerine de meydanı asla terk etmeyeceğiz.
"YAPICI ELEŞTİRİLERE SONUNA KADAR AÇIĞIZ"
Biz yapıcı eleştiriye, farklı fikirlere ve aykırı görüşlere sonuna kadar açığız. Türkiye’nin gücüne güç katacak, ekonomide, siyasette, dış politikada toplumsal barış ve huzur ortamına katkı verecek her türlü öneriyi dinleriz. Hatta kimden geldiğini umursamadan memnuniyetle karşılarız. Demokrasimize ekonomimize zarar veren, adalet değil imtiyaz peşinde koşan girişimlere de eyvallah etmeyiz. Evlatlarımızı temel hak ve hürriyetlerin serbestçe yaşandığı, demokrasisi güçlü, pasaportu itibarlı ve sözünün ağırlığı olan bir Türkiye ile mutlaka ama mutlaka buluşturacağız. 85 milyonun tüm mensuplarını devletin birinci sınıf vatandaşı haline getirdik. Anayasamızda ilk dört madde şu anda neredeyse, biz de yanındayız yolumuza da öyle devam ediyoruz.