Al Jazeera'dan çarpıcı analiz: AK Parti yıllardır insani yardımlarıyla küresel nufüz kazandı
Tüm dünya tarihinin en büyük deprem felaketlerinden birisini yaşayan Türkiye için seferber oldu. Birçok ülkenin bu zor zamanda Türkiye'nin yanında yer almasıyla ilgili Al Jazeera'nın hazırladığı analizde 'Analistler, iktidardaki AK Parti'nin yıllardır insani yardım ağırlıklı dış politikasıyla nüfuz ve küresel nüfuz kazandığını söylüyor' denildi.

Türkiye asrın felaketinde devlet millet el ele yaraları sarmaya çalışırken pek çok ülke de yarım elini uzattı.

6 Şubat'tan bu yana dünyanın tüm dikkati Türkiye'deki son durumda.

DÜNYA SEFERBER OLDU
Merkez üssü Kahramanmaraş olan ve 10 ili etkileyen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin yaraları sarılmaya çalışılırken, Dünya adeta Türkiye için seferber olmuş durumda.

KANLI BIÇAKLI KOMŞULAR KÖTÜ GÜNDE YARDIMA KOŞTULAR
Ermenistan, bu süreçte 30 yıl sonra sınır kapılarının açıp yardım ve arama kurtarma ekibi gönderdi.

YUNAN MEDYASI: HEPİMİZ TÜRKÜZ
Yunanistan'ın önde gelen gazetesi Kathimerini, bu süreçte desteğini "Hepimiz Türküz" gibi birçok manşetiyle gösterirken ülkenin liderleri ve öncü siyasileri Türkiye'ye desteğinin devam edeceğini belirtti.

YARDIMLAR TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR
Türkiye'ye yardımlar da hız kesmeden devam ediyor. Dünyanın dört bir yanından gelen yardım ile depremin yaraları sarılırken Katar merkezli Al Jazeera'dan dikkat çeken bir analiz geldi.

YARDIM DİPLOMASİSİ
Joseph Stepansky imzalı yazıda dünyanın dört bir yanından gelen bu yardımların Türkiye'nin yıllardır sürdürdüğü 'yardım diplomasisinin' bir sonucu olduğunun altı çildi.

AK PARTİ BU POLİTİKASI SAYESİNDE NUFÜZ KAZANDI
'Analistler, iktidardaki AK Parti'nin yıllardır insani yardım ağırlıklı dış politikasıyla nüfuz ve küresel nüfuz kazandığını söylüyor' denilen yazıda küresel aktörlerin Türkiye'nin bu politikasına vurgu yapan açıklamalarına yer verildi.

"TIPKI TÜRKİYE'NİN GEÇİMŞTE BİR ÇOK ÜLKEYE KENDİ UZMANLARINI GÖNDERMESİ GİBİ..."
Yazıda ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ned Price'ın 'Tıpkı Türkiye'nin geçmişte birçok ülkeye kendi insani kurtarma uzmanlarını göndermesi gibi Washington da Türkiye'ye yardım sağlamaya devam edecek' sözü yer aldı.

'TÜRKİYE BAŞKALARINA CÖMERT DAVRANDI, İNSANLAR BUNU HATIRLAMALI'
Birleşmiş Milletler Türkiye'deki mukim koordinatörü Alvaro Rodriguez'in dünyaya Türkiye'nin mültecilere ev sahipliği yaptığını hatırlattığını belirten Al Jazeera BM yetkilisinin şu sözlerini okurları ile paylaştı;

'Dolayısıyla insanlar bunu hatırlamalı ve cömert olmalı. Çünkü Türkiye başkalarına cömert davrandı.'

Al Jazeera'ye konuşan Anadolu Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Volkan Şeyşane, 'Türkiye, devlet liderliğindeki insani diplomasinin en çarpıcı örneklerinden biri' dedi.

HEM ŞEFKATLİ HEM DE GÜÇLÜ BİR ÜLKE
Bunun değişen uluslararası ortamda aktif bir uluslararası aktör olma arzusundan kaynaklandığına vurgu yapan Şeyşane bunun amacının Türkiye'yi hem şefkatli hem de güçlü bir ülke olarak göstermek olduğunu belirtti.

BU POLİTİKA AK PARTİ İLE BAŞLADI
Resmi hükümet verilerine göre 2005'ten 2019'a kadar Türkiye'nin resmi acil ve insani yardım harcamalarının 178 milyon dolardan 7.5 milyar dolara çıktığını hatırlatan Al Jazeera şu değerlendirmede bulundu;

'Bu yaklaşım, AK Parti'nin 2002'de iktidara gelmesinin ardından gelişmeye başladı. 2011'de başlayan Arap Baharı'nın ardından yaşanan insani krizler arasında gelişti ve 2011'den itibaren Somali'ye yapılan büyük yardım teklifleriyle sağlamlaştı.'

İÇ SORUNLARINA RAĞMEN TÜRKİYE'Yİ UNUTMADILAR
İtalya'daki Trieste Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Federico Donelli 'Beni en çok etkileyen Güney Afrika, Etiyopya gibi büyük bölgesel oyuncuların ve hatta Sudan, Burundi ve Somali gibi birçok iç sorunu olan ülkelerin derhal Türkiye'ye yardım ekipleri göndermesiydi' dedi.

Bunun Türkiye'nin yıllardır izlediği dış politikanın bir sonucu olduğunu vurgulayan Donelli şu değerlendirmede bulundu;

'Kaynak mevcudiyeti ve Ankara ile ilişkilerin türü ne olursa olsun, tüm Afrika ülkeleri Türkiye'ye yakınlıklarını hissettirmeye çalıştı. Bu tepki, şüphesiz, Türkiye'nin uluslararası satranç tahtasındaki varlığını ve görünürlüğünü artırmak için insani diplomasi de dahil olmak üzere çeşitli araçlar kullanan bir dış politikanın sonucudur.'














